Balçova Belediyesi'nin 1972 yılında 5 bin aileye sattığı arsaların hak sahiplerinin, günümüze kadar uzanan mağdurları açıklama yaparak, 50 yılı aşkın süredir verdikleri mücadeleyi anlattı.Mağdurlardan Yılmaz Can vefat edince bayrağı devralan kızı Nurcan Can, "Babam bu sorunun çözümünü göremeden öldü, şimdi ben ise babamın arsayı aldığı yaştayım” ifadelerini kullandı.50 yılı aşkın süredir arsalarının imara açılmasını bekleyen mağdurların kimisi tapusuna kavuştu, kimisi de ellerinde ödeme makbuzlarıyla tapularını almayı bekliyor. Yıllardır hem yerel idare ile hem de iktidarın İzmir temsilcileri ile sorunun çözümü için görüşülüyor. Ancak geçen bunca zaman içinde henüz bir ilerleme kaydedilmiş değil.
1972 yılında yaklaşık 5 bin kişi, yapılacağı söylenen sosyal konutlar için İzmir'in Balçova ilçesinde bulunan hazine arazilerinin parasını belediyeye ödeyerek satın almış, o dönem bürokraside yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak sadece bin 200 kişiye tapusu verilmemişti.
12 Eylül 1980 askeri darbesinin yarattığı belirsizlikle tapusunu alamayan yaklaşık 3 bin 800 hak sahibinin de tapu sorunu çözülememişti. Son olarak alanın bakanlık tarafından arazinin rezerv alan olarak ilan edileceğinin duyurulmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi mağdurlarla bir toplantı düzenlemiş ve sorunun yeni planlama ile bu yıl içinde çözüleceğini duyurmuş ve imar planları Büyükşehir Belediyesi’nden geçmişti. Planlama ile ilgili olarak henüz askı süreci başlatılmamıştı.
"HAK ARAYIŞIMIZ BAŞLADIKTAN SONRA TAPU VERİLİŞİ DURDURULDU"
Bu süreçte kurulan Balçova Arsa Mağdurlarının Sesi Derneği (BAMSES) başkanı Ali Ekmekçioğlu ise, mağdur oldukları konunun sosyal bir konu olduğunu ve tüm İzmirlileri ilgilendirdiğini belirterek “Şehirde yaşayan her yöneticinin, ferdin bu konuya ciddiyetle yaklaşması gerekiyor. Bize emanet edilen yerleri maddi ve manevi açıdan almak istiyoruz. Şu an bin 800 kişinin tapusu var. 2 bin kişinin ise sadece belgeleri, makbuzları var. Hak arayışımız başladıktan sonra tapu verilişi durduruldu. Tapularımızda yerlerimiz belli. Haklarımızı niye vermiyorsunuz? İnsanlar artık çözüm bekliyor” diye konuştu.
‘MAALESEF ÇOK ACI OLAYLAR YAŞIYORUZ’
Ortada rant olduğunu söyleyen Ekmekçioğlu, halkın refah bir yaşam sürmesi için bu rant alanının halka sağlanması gerektiğini belirtti. Ekmekçioğlu, “Maalesef çok acı olaylar yaşıyoruz. Herkesin ortak hareket edip haklarını savunması ve çözüm noktasına gitmeleri gerekiyor. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, Balçova Belediyesi’ne ve İzmir Valiliği’ne sesimizi duyurmak istiyoruz. Bize yapılan vicdanları kanatan bir haksızlık. 20-30 bin insan mağdur. Siyasetin amacı insanların hak ettiği yaşamı vermektir. Bu çözülemeyecek bir sorun değil. Tapusu, belgesi olan insanları toplayarak çözüme ulaştırmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Ekmekçioğlu, “İzmir Uzundere, Limon tepe ve çevresine yüksek emsal verilirken hemen bir arkasındaki daha el değmemiş ve bakir olan arsalara çok düşük oranda emsaller verilmesi mağdurları üzmektedir. Bir tarafta yıllarca emeğini yatırıp bekleyen insanlar. Bir tarafta ülke gerçeklerinin ve çarpık yapılaşmanın , gecekondulaşmanın bölgesi. Bu bölgede yaşayan yurttaşlarımızın yaşanabilecek en güzel bina ve yaşam alanlarını sahip olmalarını gönülden destekliyoruz ve her zaman yanlarındayız. Ama diğer tarafta sadece Belediyesinin ve yöneticilerinin iznini olurunu bekleyen insanlar var çaresiz umutlu ve yılmadan sabırla.. İktidar partisi AKP ve İzmir'de Yerelde iktidar olan CHP' nin desteği ile bu konunun çözümü için adım atması binlerce kişinin mutluluğu olacaktır. Her ne olursa olsun bu haksızlığın bitmesi için siyaset bir yana bırakılmalı ve kurulacak ortak komisyon ile bu iş çözülmelidir.” ifadelerini kullandı.
40 YAŞINDA BAŞLAYAN UMUDUN, 90 YAŞINA GELDİĞİ MÜCADELE!Mağdurlardan Yılmaz Can ise konu çözüme ulaşmadan hayatını kaybedenlerden.. Kızı Nurcan Can babası vefat ettikten sonra bayrağı devralmış.. Can, babasından kalan bu mağduriyeti şu sözlerle dile getiriyor: “50 yılı aşkın süredir devam eden mücadele, bekleyiş ve bitmez tükenmez sabrın örneğidir Balçova Arsa mağduru olmak. Dünyada ve ülkemizde binlerce gökdelenin ve yüzlerce kattan oluşan yapıların olduğu düzen de bir mücadeledir. 1970'li yıllarda gecekondulaşmanın çığ gibi büyüdüğü köyden şehre göçün hızla başladığı yılların öyküsüdür Balçova arsa mağdurluğu. 1970'li yılarda 40 yaşında olan bir büyüğümüzün bugün 90 yaşında olduğu bir mücadeledir ve hatta binlercesinin ebediyete göçtüğü bir acıdır Balçova arsa mağdurluğu.”
Bu süreçte kurulan Balçova Arsa Mağdurlarının Sesi Derneği (BAMSES) başkanı Ali Ekmekçioğlu ise, mağdur oldukları konunun sosyal bir konu olduğunu ve tüm İzmirlileri ilgilendirdiğini belirterek “Şehirde yaşayan her yöneticinin, ferdin bu konuya ciddiyetle yaklaşması gerekiyor. Bize emanet edilen yerleri maddi ve manevi açıdan almak istiyoruz. Şu an bin 800 kişinin tapusu var. 2 bin kişinin ise sadece belgeleri, makbuzları var. Hak arayışımız başladıktan sonra tapu verilişi durduruldu. Tapularımızda yerlerimiz belli. Haklarımızı niye vermiyorsunuz? İnsanlar artık çözüm bekliyor” diye konuştu.
Ortada rant olduğunu söyleyen Ekmekçioğlu, halkın refah bir yaşam sürmesi için bu rant alanının halka sağlanması gerektiğini belirtti. Ekmekçioğlu, “Maalesef çok acı olaylar yaşıyoruz. Herkesin ortak hareket edip haklarını savunması ve çözüm noktasına gitmeleri gerekiyor. Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, Balçova Belediyesi’ne ve İzmir Valiliği’ne sesimizi duyurmak istiyoruz. Bize yapılan vicdanları kanatan bir haksızlık. 20-30 bin insan mağdur. Siyasetin amacı insanların hak ettiği yaşamı vermektir. Bu çözülemeyecek bir sorun değil. Tapusu, belgesi olan insanları toplayarak çözüme ulaştırmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.







